Atatürk Hava Limanı Dış Hatlar Terminali

Atatürk Havalimanı dış hatlar teminalinde bırakılan sahipsiz paket paniğe yol açtı. Dış hatlar terminalinde paket etrafında güvenlik tedbirlerini alan emniyet güçleri bölgeyi insazsızlaştırarak bomba imha ekinin gelmesini bekledi olay yerine kısa sürede gelen bomba imha ekipleri paketi fünye ile patlattı. Patlama sonucunda yolcular tarafından unutulan bir paket olduğu anlaşıldı. Kısa süreli paniğe yol açan paketin sahibi ise kamera kayıtları taranarak aranmaya başlandı. Gelişmeler hakkında bilgiler geldikçe ekleyeceğiz.

AtlasJet Budapeştre’ye iniş similasyonu

Tagged Under : , , , , , , ,

.

Amerikan Havayolu Şirketleri Bagajda

Tagged Under : , , , , , , , ,

Geçen yıla göre yüzde 55’lik artış olduğuna dikkat çeken Amerikan Ulaştırma Bakanlığı verileri, uygulama sayesinde artık yolcuların daha hafif bavulla seyahat ettiklerini ortaya koydu.

Sıkıntılı günler geçiren Amerika’daki havayolu şirketleri, yaklaşık 1.5 yıldır yolculardan check-in sırasında kargoya verdikleri bagajlardan ek ücret alıyor. Şirketler arasında giderek yaygınlaşan uygulamada genellikle ilk bagaj için 15, ikinci için de 25 ile 50 dolar arasında değişen ücret talep ediliyor. Eğer yolcu üçüncü bir bavulu bagaja vermek isterse 75-150 dolar ödüyor.

Havayolları uygulamadan memnun. Fazla ücret ödemek istemeyen yolcular bavullarını hafifletirken, son 6 ayda yapılan araştırmada yolcu başına düşen kargoya verilen bagaj sayısı 1.2 oldu. Ayrıca azalan bagaj miktarı ile uçaklar yerde daha hızlı bir sonraki sefere hazırlanmaya başlandı.

Yolcular bavullarını kargoya vermemek için bu sefer kabin bagajlarına yüklendi. Ancak bu konuda kurallar sıkı. Yolcuların kabin boyutlarını ve ağırlık limitlerini aşan çantaları yanlarına almalarına kesinlikle izin verilmiyor.

KABİNDE BAVUL SAYISI ARTTI

Check-in sırasında uçağın baş üstü bagaj alanlarının dolması halinde yolcunun bagajı kargoya yönlendiriyor. Bu durum özellikle kabin bagaj alanları kısıtlı olan pervaneli veya jet motorlu bölgesel uçaklarda yolcu memnuniyetsizliğini artırıyor. Araştırmalar, uçaklarda yolcuların yüzde 20’sinin kabin bagajlarının kargoya yönlendirildiğini ortaya koyuyor.

Amerikan Kabin Memurları Birliği AFA, uygulamadan rahatsız. Kabin memurlarının uçağa binişte yolcuların emniyetinden çok bagajların yerleştirilmesiyle uğraştığı, giderek sıkışan kabinin olası bir tahliyede ciddi sorunların yaşanabileceği ısrarla vurgulanıyor.

Alçak Uçuş: Aman Dikkat

Tagged Under : , , , , , ,

Tatile başladığımdan bu yana sıcaklardan ve evde klima karşısında pineklemekten biraz kurtulabilmek için her fırsatta soluğu validenin Tekirdağ’daki yazlığında alıyoruz ailece. Tabiki bu yaşantının en güzel yanıda açık havada sabah kahvaltıları oluyor.

Geçtiğimiz Cuma günü yani ayın 11’de yine aileyle sabah kahvaltısı yaparken (10.45’de) kulak aşinalığım  olan bir pistonlu motor sesi duyunca hemen gözlerim bu sesin sahibini aradı. Denize doğru biraz daha dikkatli bakınca bir C-172’nin bizim yemek masının bulunduğu verandayla aynı hizada uçtuğunu gördüm. Bizim ev bir büyük kayanın üzerinde olduğu için balkon herhalde deniz seviyesinden 10-15 feet yüksektedir ve uçak daha alçaktaydı. Bu son bir kaç yıldır Marmara sahillerinde sıkça rastlanır bir durum haline geldi. Geçen senede bayağı yaşanan bu hadiseyi hemen dile getirmek istedim belki yetkililer bir önlem alır diye.

Bugün dünyada havacılık fuarlarında bile halka açık alanların üzerinde alçak uçuş yasaklanmış durumda. Bu işlerde biraz mürekkep yutmuş bir havacılık okulu yöneticisi olarak bu ilk yaşadığım alçak uçuş sevdalısı pilot değil tabiki. Anadolu Üniversitesindeykende bunu deneyen ve büyük bir şans eseri Bilecik-Söğüt’te tele takılıp teli kopartan ve de böylece bugün Tanrı’nın bir lütfu olarak aramızda olan öğrencim oldu, kulüplerde lisanslı pilot olarak uçarkende tele takılıp kabotaj olup jandarmaya yakalanmamak için uçağı öğrencisiyle bırakıp kaçan hocalar gördüm, yıllar önce sahilde güneşlenirken plajcıları seyretmek uğruna alçak uçuşda skid’i kaptırıp cup diye suya dalan helikopterlere de şahit oldum.

Şimdi bunları niye yazıyorum? Bende özel pilot lisansı peşinde koşarken bayılırdım hocalarımdan biri bana akrobasi yapsın veya alçak uçuş göstersin diye. Bir askeri muharip jet pilotunun oğlu olarak hayatım bu tip uçuşların hikayesini dinlemekle geçti durdu. Ancak yaş ilerleyip bu işlerde o gençlerin sorumluluklarını almaya başlayınca bizim askeri pilot işinde değil ticari pilot sektöründe olduğumuzu daha iyi kavrayabildim. Birde tabiki eğer akrobasi veya kural dışı uçuş arzusu tüm yönetmelikleri çiğneyecek hale geldiyse kişinin bunu başkalarının hayatını tehlikeye atmadan, akrobasiye sertifiye edilmiş bir uçakta yetkili bir öğretmen eşliğinde eğitim aldıktan sonra Anadolu’nun veya Trakya’nın engin, boş tarlalarının üzerinde yapmasının daha uygun olacağını düşünüyorum.

Şimdi sözüm o gün 5-10 metreki daha fazla değildi, yerle bir geçen C-172 pilotuna, o pilotun bağlı olduğu ucuş klübü veya okuluna ve de tabiki sivil havacilik otoritesine. Kişi eğer yanında öğretmenle bu işi yaptıysa hemen o öğretmenini değiştirsin. Çünkü pilotlukta cin olmadan şeytan çarpmanın faturası uzun yıllar sürecek sağlıklı bir uçuş kariyeri yerine üzerinde o gencecik yaşın nasıl yok olduğunu anlatan bir mısranın yer aldığı mezarlıkta bir taş parçası olabilir.

Eğer bu işi öğretmensiz tek başınayken yaptıysa gerçekten bu işi yapmak istiyormu bir daha düşünsün çünkü havacılık ve pilotluk ister ticari ister amatör yapılsın kural ve talimatlara yüzde yüz bağlılık gerektirir. Bunun bilincinde olmayan biri hiç bu işlere girmesin ve ne kendi ne de alçak uçuş yaptığı sahildeki plajlarda denize giren evlerinde oturan insanların hayatını tehlikeye atsın.

Eğer ortada bir klüp ve uçuş okulu varsa derhal kendi envanterlerinde uçan uçakların pilotlarına ve öğretmenlerine bir uçuş emniyeti semineri düzenlesinlerki ileride gazetelerin birinci sayfasına facia resimleriyle birlikte haber olmasinlar.

Hava trafikçi arkadaşlar vede SHGM yetkilileride belki bu sefer olmasada bundan sonra söz konusu kuraldışı uygulamaların uçuş emniyeti ihlali olup ciddi şekilde değerlendirilerek cezai işlem uygulanacağını bir kere daha Türkiye’deki sivil uçuculara ve bağlı organizasyonlara tekrar tekrar bildirsinler.

Ucağı azami performans sınırlarında uçurmak, alçak uçuş yapmak gibi eylemler eğitimli akrobasi pilotlarının hobisi ve tabiki Silahlı Kuvvetlerin güzide pilotlarının görevidir. Bu insanlar bu eylemleri en iyi derecede eğitimini aldıktan sonra bilinçli olarak yaparlar ve toplumun hayatını tehlikeye atacak her türlü kural dışı uygulamadan kaçınırlar.  Herşeyden önce emniyet, emniyet, emniyet, eğitim, eğitim, eğitim, disiplin, disiplin, disiplin. Bugüne kadar görev yaptıgım iki ve ders verdiğim veya danışmanlık yaptığım beş havacılık üniversitesinden mezun yüzlerce profesyonel pilot öğrencim var. Onların iş disiplini, uçuş emniyetine verdikleri önem ve havacılık eğitimlerindeki standartlara olan bağlılıkları ile her zaman gurur duymuşumdur. Onlardan da ricam çevrelerinde bu işe yeni başlayanlara pilotluğun nasıl bir meslek ve de ne kadar hata kaldırmaz bir yapısı olduğunu tekrar tekrar anlatmalarıdır.

Dr. Korhan Oyman

College of Aeronautics

Florida Institute of Technology

ilk uçak gemisini batıranın bir “Türk” olduğunu biliyor muydunuz?

Tagged Under : , , , , , ,

Dünya denizcilik ve savaş tarihinde, ilk uçak gemisini batıranın bir “Türk” olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya bu işi, bir “sahra topu” ile yaptığını söylesek? Bu inanılmaz işi, Topçu Mülazım Mustafa Ertuğrul’un bataryası başarmıştı…
Sarı, sapsarı… Soğuktan ölmeden önce insan sapsarı bir rüya görürmüş… “Sarı Ölüm” der Halil Paşa… “Sarıkamış Fatihi” olmak için yeğeni Enver Paşa ile yarışan Halil Paşa, anılarında, soğuktan donarak ölen 30 bin askerin, o gece aynı rüyayı gördüğünü anlatır…
Birinci Dünya Savaşı boyunca Türk askeri, tanrının soğuk cehennemi “zemheri”, sıtma, tifüs, sarı humma ve pellegra ile sık sık karşı karşıya geliyordu. Sadece Sarıkamış’ta değil, Galiçya’da, Yemen’de, Çanakkale’de… Türk askeri düşmandan çok iklime, hastalıklara ve yokluklara karşı bir savaş vermekteydi. Yokluklar, Türk askerinin kendisinden kat be kat üstün “yedi düvel”e karşı savaşında, bambaşka bir silah ile, “hayal gücü” ile savaşmasını sağladı.
Nasıl sağlamasın ki? Tifüs, sıtma ve humma askerleri kemirirken ve koskoca imparatorluk içinde ordunun elinde sadece birkaç bozuk Alman yardımı uçak varken, düşman karşına bir “uçak gemisi” ile çıksın!
1915’te üzerinde bir dizi uçağın durduğu bir uçak gemisini ilk gördüklerinde, Türk askerinin hissettiği, Kızılderililerin tüfek ile tanıştıklarında yaşadıklarına benzer bir duygu olsa gerek… Peki ama bununla nasıl savaşılır? Üstünde ölüm kusan uçakları, taretleri ve yanındaki iki kruvazörüyle, 120 metrelik bir çelik yığını nasıl yenilir?
Şimdi okuyacağınız öykü, dört sahra topu ile dünyada bir uçak gemisini batıran ilk askerin, Topçu Mülazım (Teğmen) Mustafa Ertuğrul’un öyküsüdür…27 Aralık 1916. Saat: 13.00 “Türk askeri cenge hazırlanıyordu. Biraz sonra kopacak kıyametin heyecanı ile benim de yüreğim çarparken; gözüm batarya dürbününün adesesinde, düşmanı seyrediyordum. Meis, güzel bir pazar gününün neşeli havası içinde tatilin zevkini sürüyordu… Bizim taraftaki harekât ve gürültü gittikçe sükûn buldu. Herkesin kulağı, bir ağızdan çıkacak keskin bir kumandayı bekliyor. Ateeeş… Nihayet saat 13.25’te aylardan beri karşısındaki yabancı çığlıklara dişini sıkıp susan dört ağız birden alev kusmaya başladı…”
Dünya savaş tarihinde bir ilk olan, 7.7 inçlik dağ bataryasının bir uçak gemisini 36 dakikada sulara gömen komutu verişini böyle anlatıyor Topçu Mülazım Mustafa Ertuğrul. Batırdığı uçak gemisi ise, 120 metre boyunda, saatte 24,5 mil hız yapan ve altı uçak taşıyan İngiliz bandıralı Ben My Chree’dir! Birinci Dünya Savaşı’nı anlatan tarih kitaplarında, Ben My Chree, tek cümle ile yer alır: “Batırılan ilk uçak gemisi Ben My Chree, Meis Limanı’nda isabet almış, yanıyor!Mustafa Ertuğrul ve komutasındaki topçu bataryası, o gün Meis Limanı’na demirli uçak gemisi Ben My Chree’nin dışında, 200’e yakın yelkenli gemi ve sandalı batırır.
İngilizlerin hayaline bile gelmeyecek bir iş yapar Mustafa Ertuğrul. Meis Adası limanının tam karşısındaki buruna dört sahra topundan oluşan bataryasını, tam iki ay boyunca dağları aşırarak, gülleleri sırtlarında taşıyarak getirirler! Burunda, Ben My Chree’nin limana girmesini sessizce bekleyen 30 kadar Türk askeri, dünya savaş tarihine bir savaş gemisini batıran ilk birlik olarak geçerler. Hem de 7,7 inçlik, dört cılız “sahra topu”yla! İngiliz ve Fransız donanması raporları, Türk kıyılarındaki “çılgın bir Türk bataryası”ndan bahsetmektedir artık… 13 Aralık 1917. Ağva Koyu Müttefik deniz kuvvetleri, Akdeniz’deki en önemli silahlarından birinden olduğu için öfkelidir. Türk kıyıları sürekli denetim altında tutulur; motorlar, kayıklar batırılır, yerleşim birimleri zaman zaman bombardıman edilir. Sabrı taşan Topçu Mülazım Mustafa Ertuğrul, yaptığı yeni bir planı 135. Alay komutanı Alman yarbayına kabul ettirmeye çalışır; “Müsaade ederseniz, bataryamla, bir gece ansızın Antalya’yı terk ederek meçhul bir istikamete gidiyormuş gibi yapıp, Ağva Koyu’na gideyim. Limana hâkim buruna bataryamı yerleştireyim. Emrime verilecek bir yelkenli ile bu gemiyi limana sokup avlamaya çalışayım.” Plan basittir. Bölgenin zorlu coğrafyası ve yol yokluğundan ötürü, Türklerin askerlere kumanyalarını yelkenli teknelerle dağıtmak zorunda olduğunu Fransızlar bilmektedirler. Fransız savaş gemileri, bu yelkenlileri sık sık yakalamakta ve kumanyaya el koyup Türk askerlerinin aç kalmalarına neden olmaktadır.
Fransızlara kovalamaktan zevk duyacakları bir yelkenli gönderir Mustafa Ertuğrul. Faaliyet raporuna yeni bir “başarı” olarak geçecek bu basit avı, Fransız kruvazörü Paris II, Ağva Koyu’nun içine dek izler. Girmesiyle de, bir hafta önce koya egemen bir noktaya yerleşmiş olan Mustafa Ertuğrul’un bataryası “ateş” komutuyla saldırıya geçer!
Paris II, sadece 18 dakikada denize gömülür. Düşman donanması içinde artık efsaneleşmeye başlayan Mustafa Ertuğrul bataryası, 145 atımdan 110’unu gemiye isabet ettirecek kadar ustadır.
Kamikaze botu ile batırılan Alexandra!Paris II’yi kaybeden Fransızlar, Türk kıyılarında intikam fırtınası estirirler. Kıyıdaki yerleşim birimleri durmadan bombardıman edilir. Uçak gemisi Ben My Chree’nin ardından koskoca Paris II kruvazörünün de bir “dağ bataryası” ile batırılması, Müttefiklerin artık açıktan seyretmeye başlamasına neden olmuştur. Gemilerin topçu menzilinin dışından dolaşması Mustafa Ertuğrul’u durduracak değil ya! Dağ bataryası ile uçak gemisi batırılırsa, küçük bir balıkçı teknesiyle bir savaş gemisi haydi haydi batırılır! Topçu Mülazım Mustafa Ertuğrul, Paris II’yi batırdığı bombardıman sırasında elinden kaçırdığı Alexandra adlı savaş gemisi için dahiyane bir tuzak kurar:
“Herhangi bir yelkenlinin kaburgasını kaplayan iç tahtaları sökülerek, mümkün mertebe fazla miktarda dinamit kaburga aralarına döşenecek, tam merkezine de bir top fünyesi yerleştirilecek. Fünye halkası bir telle portakal sandıklarından birisinin altına bağlanıp, kaburgalar tekrar çakılarak düzen hazırlanacaktı. Birbirine bağlı sandıklar mutlaka bir vinç yardımıyla kaldırılacaktı ki, fünye dinamiti ateşleyip geminin batırılmasını sağlayacaktık. Bir “kamikaze botu” haline getirilen yelkenli, kıyıdan açılır. Açık denizde Fransız savaş gemisini gören “önceden tembihli” askerler, suya atlayıp kıyıya doğru yüzmeye başlarlar. Fransızlar portakal sandıkları ile dolu bir tekneyi ele geçirdikleri için mutludurlar, ama ya bu da o “Çılgın Türk”ün bir tuzağıysa?
Sandalın üzerine önce bir Fransız bahriye eri çıkartılır. Görünürde bir tuzak yoktur. Ama ya Türkler portakalları zehirlemişse? Sandalın uzağında duran savaş gemisi Alexandra’nın güvertesindeki gemi doktoruna birkaç portakal götürülür. Portakallar zehirsizdir! Derin bir oh çekilir… Sandal savaş gemisine yanaştırılır ve birbirine bağlı portakal sandıklarını gemi güvertesine çıkartmak için vinç çalıştırılır. Buuumm!..
Kurulan tuzağa düşen Alexandra, gövdesinde açılan birkaç metrelik delik yüzünden göz açıp kapayıncaya kadar denizin dibini boylar. Savaş tarihine, belki de “Akdeniz’de Türklerle Müttefikler arasındaki deniz savaşları” adıyla geçmesi gereken, ama aslında sadece 23 yaşındaki bir Türk subayının akıl almaz başarısının özeti böyle…
Kamaları sökülmeyen tek batarya Dünya Savaşı bittiğinde, Mondros Mütarekesi gereğince, işgal edilen Anadolu topraklarında, tüm silah ve cephaneye el konuldu. Topların kamaları söküldü. O tarihlerde Aydın bölgesindeki birlikleri denetlemekle görevlendirilen Ben My Chree’nin eski komutanı Charles R. Samson; “Gösterdiği kahramanlıktan dolayı bu batarya toplarının kamalarını sökmek askeri şerefe aykırıdır” diyerek, Mustafa Ertuğrul’un bataryasına dokunmaz! Birinci Dünya Savaşı sonrasında kamaları sökülmeyen bu dört sahra topundan oluşan batarya, Kurtuluş Savaşı’na katılan ilk topçu birliğidir…

Alitalia iflasa doğru sürükleniyor.

Tagged Under : , , , , , , ,

 

 

 

 

 

 

Veresiye yakıt bulamayan İtalyan havayolu sendikalarla hükümetin görüşmelerinin düğümlenmesiyle 34 uçağını yere indirdi. 130 pilot ücretsiz izne gönderildi. Acenteler, Alitalia ile uçmak isteyen yolcuları uyarıyor: “Yarın ortada kalabilirsiniz. ile sendikaların karşılıklı diretmesi Avrupa’nın gözde havayolu şirketlerinden İtalyan Alitalia’yi iflasa doğru hızla sürüklüyor. Yaklaşık 10 gündür Roma’daki Başbakanlık Sarayında süren müzakerelerde özellikle pilotların sendikalarının diretmesi ile giderek anlaşmalardan uzaklaşması günde 1 milyon 200 bin Euro zarar eden şirketi bataklığa itiyor.HÜKÜMET Uçaklar kalkmıyor

Başbakan Silvio Berusconi’nin hükümet adına arabuluculuk yaptığı görüşmelerde Alitalia’nın küçültülmeye gidilmesini sağlayacak Kargo bölümünün kapatılması ayrıca 3.250 çalışanın görevine son verilmesi isteği sendikalarca geri çevrildi. Alitalia’nın kurtulması için hükümetçe olağanüstü komiser olarak atanan Augusto Fantozzi önceki akşam yaptığı açıklamada “Veresiye yakıt bulamıyoruz. Petrol şirketleri ancak nakit para karşılığı uçaklara yakıt veriyor. Durum çok ciddi ve acil” dedikten sonra 34 uçağın kalkmamak üzere yere indirildiğini açıkladı. Bir çok sefer son anda iptal edilirken yolcular başka anlaşmaları havayollarına yönlendirildi. Bu arada 130 pilot ücretsiz izine çıkartıldı. Alitalia’nın yabancılara satılmasını istemeyen Başbakan Silvio Berlusconi 15 iş adamı ve bankadan bulduğu 15 Milyar Euro taze para ile Alitalia’nın kurtulması için ön ayak olmuştu. Ne var ki koşullarda kargo bölümünün kapatılması, 1.000’i pilot 5.500 çalışanın işine son verilmesi, maaşların yüzde 25 eksiltilmesi, filoda ki eski MD 80 uçaklarının tasfiyesi koşulu bulunuyordu. Dokuz ayrı sendika kendi deyimleri ile bu dayatmaya sonuna kadar direneceklerini bildirerek birkaç kez müzakere mamasından kalkmışlardı. Kasası tam takır olan Alitalia önceki gün Milano Malpensa Havalimanı’nda uçaklarına yakıt alamadı. Hükümetin kefil olması ile uçaklara kısıtlı yakıt verilebildi. Öte yandan uluslararası turizm acenteleri yolcularını uyararak Alitalia bileti almalarını önerdi. “Yarın ortada kalabilirisiniz” mesajı veren acenteler Alitalia’nın bugün anlaşma sağlanmaması halinde iflasını isteyebileceğini öne sürüyorlar.

Berlusconi’ye dokunur

Öte yandan Alitalia’nın çöküşünün, iş çevresini ve bağlantılarını kullanarak iflasın eşiğine gelen havayolu şirketine İtalyan bir alıcı bulacağını seçmenlerine vadeden Berlusconi’nin de elinde patlayacak bir bomba olacağı söyleniyor.

İşletme lisansı da riske girdi

İTALYA Başbakanı Silvio Berusconi’nin cumartesi gecesi geç saatlere kadar devam eden görüşmesinde sendikalar ve Alitalia’nın kárlı kısmını almak konusunda hem fikir olan İtalyan yatırım konsorsiyumu arasında bir anlaşmaya varılamaması da Alitalia’nın iflasını hızlandıracağı izlenimi verdi. İtalyan basını havayolu şirketinin içinde bulunduğu duruma geniş yer verirken La Repubblica gazetesi ’Alitalia: son çağrı’ başlığını attı. Öte yandan sivil havacılık otoriteleri, yakıt almmakta bile güçlük çeken Alitalia’nın işmetme lisansının risk altında olduğuna dikkat çekiyor. İflas etmesi halinde Alitalia’nın 22 bin çalışanının işini kaybedeceğine dikkat çeken sendikacılar, hálá manevra alanı bulunduğunu söylüyorlar.

Uçak kazalarının Artış Sebepleri

Tagged Under : , , , , ,

Uzmanlara göre uçakların arızalanma sebeplerinin başında yaz mevsimi var. Hava ulaşımına talep artıyor ve uçaklar teknik bakımı yapılmadan arka arkaya sefere çıkıyor.

Uzmanlara göre uçakların arızalanma sebeplerinin başında yaz mevsimi var. Hava ulaşımına talep artıyor ve uçaklar teknik bakımı yapılmadan arka arkaya sefere çıkıyor. İspanya ve Kırgızistan’da ölümlü uçak kazalarının ardından dün Filipin Hava Kuvvetleri’ne ait C - 130 tipi kargo uçağı kalkıştan yaklaşık 10 dakika sonra radardan kayboldu, İrlanda havayollarına ait bir yolcu uçağı da Fransa’ya acil iniş yaptı, 26 kişi yaralandı. Sokaktaki vatandaş “Bu uçaklar neden düşüyor?” diye sorarken, işi bilenler çok net bir cevap veremiyor.

Hava-İş Sendikası Teşkilat Sekreteri Kaya Sayın, uçak kazalarının hava trafiğindeki yoğunlukla birlikte artış gösterdiğine dikkat çekti. İnsanların yaz aylarında daha çok hava yolu ile seyahati tercih etmesinin uçakların sefer sıklığını arttırdığını belirten Sayın, aynı uçağın teknik bakımı yapılmadan tekrar uçuş yapmasının uçuş güvenliğini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Teknolojik bakımı yapılmış hiçbir uçağın düşme ya da arızalanma riskinin söz konusu olmadığını ifade eden Sayın, “Uçağın eski ya da yeni olarak değil, teknik bakımdan geçmiş ya da geçmemiş olarak değerlendirilmesi gerekir” dedi. Büyük firmalara ait olan uçakların, kaybolma ya da kaza yapma olasılığının çok düşük olduğunu dile getiren Sayın, son yıllarda meydana gelen uçak kazalarının çoğunun altından küçük firmaların çıktığını belirtti.

Bu firmaların patron zihniyetiyle yönetildiklerini anlatan Sayın, “Uçakların maliyetini azaltmak için teknik bakımlarına gereken önem verilmiyor olabilir. Bir başka nedenin ise aynı uçağın sıklıkla sefere çıkartılması olduğunu düşünebiliriz” diye konuştu.

PİLOT ZOR DURUMDA

Uçakların güvenlik tedbirleri barındırmamasının pilotları zor durumda bıraktığını belirten Sayın, “Teknik donanıma sahip olmayan uçaklarda çalışmak zorunda kalan pilotlar, herhangi bir aksaklıkta bütün yükü omuzlamak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.

KULE İLE İRTİBAT KESİLEBİLİR

Türkiye Havayolu Pilotları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Ekici, uçak kazalarının bir çok sebebinin olabileceğini kaydetti. İnsan faktörünün çok önemli olduğunu belirten Ekici, “Uçağı kullanan pilottan kuledeki çalışana kadar herkesin bir görevi var. Kuledeki kişinin pilota bir eksik bilgi vermesi de uçağın düşmesine neden olabilir” dedi.

Her durumda teknik donanımın önemli olduğunu belirten Ekici, pilotla irtibatın teknik malzemelerle yapılabileceğini belirterek “Uçak kazalarının önlemek istiyorsak, herkes üzerine düşen görevine getirmeli. Teknik bakım yapılmalı, pilotlar iyi eğitilmeli, kule çalışanları pilota yanlış bilgi vermemeli” dedi.

İstanbul Atatürk Havalimanı Hakkında

Tagged Under : , , , , , , ,

Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan bir köprü olan İstanbul, yalnızca ülkemizin değil, dünyanın sayılı metropollerinden biridir. Gerek coğrafi konumu, gerek tarihi değerleri, gerek ekonomik hayatın can damarı oluşu ve gerekse de sosyal yapısı ile dünyanın her zaman ilgi odaklarından biridir.

Türkiye’de ilk defa 1912 yılında sivil hava ulaşımının başlatıldığı yer olan Yeşilköy Hava Alanı, 1953 yılında da uluslar arası hava trafiğine açılarak, ülkemizin dış dünyadaki ilk kapısı olmuştur. Yeşilköy Hava Alanı; ülkemizin büyük Atatürk’e olan vefa borcunun bir örneği olarak 1985 yılında adının ATATÜRK HAVA LİMANI olarak değiştirilmesi ile onurlandırılmıştır.

Atatürk Hava Limanı şehir merkezine 24 km. uzaklıkta, batı istikametinde kurulmuş olup, meydana ulaşım, otobüs, taksi, metro işletmeciliği ile sağlanmaktadır.

Atatürk Hava Limanı, Uluslararası Havacılık Teşkilatının yaptığı sınıflandırmaya göre CAT II niteliklerine sahip olup, meteorolojik koşulların zorluğuna rağmen uçak iniş-kalkışına imkan verebilecek düzeydedir.

Toplam 9.470.554 m² alana sahip olan Atatürk Hava Limanı 62.500 m² iç hat ve 179.000 m² dış hatlar terminali ile ülkemizin en büyük havalimanıdır.

Atatürk Hava Limanında beton kaplamalı 2300×60m. ve 3000×45m. boyutlarında iki adet pist bulunmakta olup, inşaatı devam eden 3000×45 m. boyutlarındaki yeni pist yakın bir zamanda hizmete girecektir.

Atatürk Hava Limanı iç hatlar terminalinin yıllık yolcu kapasitesi 7.5 milyon yolcu/yıl, dış hatlar terminalinin yolcu kapasitesi ise 14 milyon yolcu/yıl’dır.

Kuruluşumuzun gerek Yatırım programından, gerekse bütçe dışı finansman şekli olan Yap-İşlet-Devret Modeli ile yürüttüğü yatırımların en önemli bölümü, bugün mevcut meydanlarımız içerisinde en işlek trafiği olan Atatürk Hava Limanına aittir.
Mayıs 2004 ayında 14 milyon yolcu/yıl kapasitesine sahip Atatürk Hv.Lm. dış hatlar terminal binasına 78.000m2 ile 6 milyon yolcu/yıl artış sağlayan ilave tesis hizmete verilmiştir.

İlave tesisin hizmete verilmesi ile birlikte Atatürk Hava Limanı dış hatlar terminal binası toplam 264 bin m2 lik alanda; - 20 milyon yolcu/yıl, - 23 yolcu köprüsü, - 224 check-in kontuarı, - 74 pasaport kontuarı - 7.076 araçlık kapalı otopark ve diğer kolaylıklara sahip olacak şekilde hizmet vermektedir.

TAV Firması tarafından işletilen Dış Hatlar Terminalinin hizmete girmesi ile birlikte, mevcut C Terminali; limanın kargo terminaline olan ihtiyacı paralelinde kargoya dönüştürülmüş ve depreme karşı güçlendirme çalışmaları ikmal edilerek, kargo hizmeti veren 3 firmaya antrepo/depo olarak kullanılmak amacıyla tahsis edilmiştir

SAW yabanci yolcu trafigi hizla yukseliyor

Tagged Under : , , , , , , ,

SABİHA GÖKÇEN’DE HAVA TRAFİĞİ, ATATÜRK HAVALİMANI’NIN YÜZDE 10’UNA YAKLAŞTI

İstanbul’a havayolu ile girişlerde 2. önemli kapı olan Sabiha Gökçen, uçak ve yolcu trafiği artışında dikkatleri çekiyor. Havalimanına son üç yılın Ocak - Ağustos döneminde gelen yabancı ziyaretçi sayısı önemli oranlarda yükseliyor. 2005 yılının 8 ayında 134 bin yabancı ziyaretçinin geldiği havalimanında 2007’nin aynı döneminde yüzde 50’nin üzerinde ortalama artış ile 326 bine ulaşıldı.
Üç yıl gibi kısa bir sürede Sabiha Gökçen Havalimanına gelen yabancı sayısı da Atatürk Havalimanına gelenlerin yüzde 9’luk kısmına denk düşen bir büyüklüğe ulaştı. Yoğun olarak konaklama yatırımlarına sahne olan bölgedeki canlanmanın devam etmesi halinde bu payın yüzde 10’ları geçmesi bekleniyor.
Konaklama yatırımlarını da çekiyor
Sabiha Gökçen’deki bu hareketliliğe bağlı olarak, İstanbul’un Anadolu yakasında konaklama alanındaki yatırımlar da çoğalmaya başladı. Uluslar arası konaklama zincirlerinin bazı markalarının Anadolu yakasında tesis işletmeye başlaması, operatörlerin ve uçak firmalarının buraya olan ilgisini de artırıyor. Halen bölgede yapımı devam eden 10 kadar tesis de bulunuyor.
2005 yılında 8 aylık dönemde Sabiha Gökçen Havalimanı 134 bin kişiyi ağırlarken bu seviye 2006’da 203 bine ve içinde bulunduğumuz yılın 8 ayında da 325 bine çıktı. Bu sayının önümüzdeki yıllarda 500 binleri aşarak milyon bandına oturması bekleniyor.

Easyjet, Germanwings, THY, Pegasus, Air Arabia, Corendon, Myair ve Hapag gibi Avrupa ve Türkiye’nin önde gelen havayolu şirketleri havalimanını ilgisini ve faaliyetlerini artırmaya devam ediyor.

Diğer yandan İstanbul’da denizyolu trafiği de artmaya devam ediyor. Uluslar arası büyük yolcu gemilerinin son yıllarda artırdıkları seferler dikkati çekerken, bu alanda faaliyet gösteren acentelerin de tanıtım ve reklam çalışmaları hız kazandı

Sabiha Gökçen’e gelen yabancı ziyaretçi sayısı

2005…134 602

2006…203 040

2007…325 971

Havayolu Şirketleri

Tagged Under : , , , , , , , , , , , , ,

Act Cargo Airlines

Sirket suan icin 7 adet A300-B4-203F tipi Kargo ucaklari ile ucuslarina devam ediyor. Ayrica hatirladigim kadariyla A330 siparisleride mevcut. Avrupada birkac sirket adina Kargo ucuslari düzenliyor.

Atlasjet

Filosunda suan icin 3 B757-200, 4 A320, 2 A319 ve 3 CRJ900 tipi ucaklar ile ucuslarini sürdürmekte. Ic hat ucuslari haric yurt disi ucuslari ne düzeyde suan icin bilgim yok. Sirket, kiraladigi MD-83 ile kazadan sonra toparlanmaya calisiyor denebilir.

Best Air

Filosunda suan icin 2 A321 ve bir adet MD-82 tipi ucak mevcut. Yalniz ucaklarin suan icin hepside kiralik olarak dagitilmis durumda. Bildigim kadariyla yalniz Haziran ayi itibari ile Düsseldorf´tan Türkiyedeki bircok noktaya ucuslari olacak.

Corendon Airlines

Sirketin 2 B737-300 ve 2 B737-400 tipi ucaklari var. Iki B737-300 ucagi suan icin Pegasus Airlines´e kiralanmis durumda. Son aldigim bilgiye göre, Hollanda´da yeni olan 45 Avroluk vergi yüzünden o ülkeye olan ucuslarini azaltacak ve Belcika üzerinden ucuslarina devam edecekti.

Freebird Airlines

Sirket elindeki 3 A320 ve 2 A321 ile Antalya baseli ucuslarina devam ediyor sorunsuz.

Inter Airlines

3 A321 ile bildigim kadariyla Antalya baseli ucuslarina devam ediyor.

Izmir Airlines (IzAir)

Sirket elindeki 3 A319 tipi ucak ile Izmir baseli ucuslarini ic hat olarak düzenli devam ediyor. Ucuslar Pegasus ile ortak yapiliyor. Pegasus bildigim kadariyla hisselerin yüzde 20 sine sahip. 2009 ve 2010 yilinda filosuna toplam 2 adet A320 tipi ucak eklemeyi düsünüyor.

Kibris Türk Hava Yollari (KTHY)

Bildigim kadariyla sirket bünyesinde suan icin iki A321 ve 3 B737-800 ucagi bulunmakta. KKTCye uygulanan Isolasyonlar yüzünden sirket yurt disi ucuslarini Türkiye üzerinden yapmak zorunda. Türkiye haric ucus noktalari arasinda özellikle Almanya ve Ingiltere bulunmakta.

Kuzu Cargo Airlines

Sirket bünyesinde suan icin 6 A300-B4-203F Kargo ucagi bulunmakta. Eski adi Baron Cargo Airlines olan sirketin, ucaklarinin 3 tanesi Air Macau, iki tanesi ise Iran Air´e kiralanmis durumda.

MNG Cargo Airlines

Filosunda son bilgilere göre 5 A300-B4-203F, 3 A300-F4-203 ve 4 F27-500 bulunmakta. Sirket sadece Kargo ucuslari düzenlemekte. Eskiden Yolcu tasimaciligida yapiyordu. Bildigim kadariyla 2 kesin toplam 3 A330-200F Kargo ucagi siparisinde bulundular.

Onur Air

Filosunda 2 A300-B4-203, 5 A300-600R, 8 A321, 5 MD-88 ve 4 MD-83 tipi ucaklari var. Ayrica Best Air´den bir A321 ve bir MD-82 tipi ucak kiralik olarak Filoda. Ayrica gecen yil elinde bulundugu 2 A320 ucagini kira süresi bittigi icin geri göndermistir. Sirket 2005 yilinda bazi Avrupa ülkeleri tarafindan uygulanan Ucus yazagi ile imaj krizi yasamistir. O tarihten sonra boyamasini degistirmis, ic ve dis hat ucuslarina normal bir sekilde devam etmektedir. Türkiyenin suan icin en büyük ikinci hava yolu sirketidir (Filo büyüklügüne göre).

Pegasus Airlines

Filoda 11 B737-800, 2 B737-400 ve 3 B737-500 bulunduran sirket, ayrica Saga Airlines´den bir B737-400 ile Corendon Airlines´den iki adet B737-300 tipi ucak kiralamis bulunmakta. Iki B737-800 ucagi ise Somon ve Kam Air sirketlerine kiralanmistir. Sirket suan icin ic ve dis hat ucuz ucuslari ile gündemde olmaktadir. Istanbul Sabiha Gökcen baseli ic hat ucuslari haric, Izmir Airlines ile ortaklasa düzenledigi ve Izmir Airlines tarafindan uculan Izmir baseli ic hat ucuslarida mevcut. Sirketin 12 adet B737-800 siparisi var; bu ucaklarin birkac tanesi filoya katilmistir.

Saga Airlines

Filosunda 2 A310-300 ve 2 B737-400 tipi ucak mevcut. Sirketin ucaklarinin hepsi suan kiralanmis durumda..TC-SGB A310 Air Algérie, TC-SGC A310 Shaheen Air Intl , TC-SGD B737-400 Sky Airlines ve TC-SGE Pegasus Airlines´e kiralanmis.

Sky Airlines

Sirket bünyesinde suan icin 6 B737-400 ve bir B737-800 tipi ucak var. Ayrica 2 A321 ve bir A320 filoya katilacak. Ucuslar Antalya baseli devam ediyor. Özellikle Almanya ucuslari yogun. Sirketin acikta olan 3 B737-900ER ucak siparisi var.

Sun Express

Filosunda 13 B737-800 ile 3 B757-200 ucagi bulunduran sirketin, suan daha acikta olan bir B737-800 ucak siparisi mevcut. Ayrica TC-SUG B737-800 ucagi Türk Hava Yollari (THY)ye kiralandi. Sirketin Türkiyede 3 tane base´i mevcut: Antalya, Izmir ve Istanbul Sabiha Gökcen. Üc Havalimanindan da ic ve dis hat ucusu düzenleyen sirket, Yurt disinda özellikle Avrupada cok begenilen bir sirket. Hisseleri suan icin yüzde 50 Türk Hava Yollari ve yüzde 50 Lufthansa bünyesine dagitilmistir.

Anadolu Jet

THYnin kurdugu ve Ankara baseli ucuz Hava Yolu sirketidir. Filosunda THYden alinan B737-400 tipi ucaklari ile ucuslarini ic hat da düzenlemektedir 23 Nisan 2008den itibaren. Yurt disi ucuslarida mevcut olan sirketin yurt disi ucus noktalari arasinda Viyana, Basel, Frankfurt ve Tahran bulunmakta.

Türk Hava Yollari (THY)

Aslinda fazla söze gerek yok, sirket kendisini gösteriyor zaten, sadece Türkiye ve Avrupada degil, Dünyada son 2-3 yilda ününe ün katan bir sirket, yolcu sayisinda rekorlara imza atiyor. 2004 yilinda verilen 51+8 ucak siparisi ile Haberlere damgasina vuran sirket, su siralarda yeni bir ucak siparisi icin girisimlerde bulunmak icin calismalar sürdürmekte. Dedikodulara göre yine 60 ucak siparisi vermek istiyor. Halihazirda Filo görünümü söyle:

1 A310-200
3 A310-300F
3 A310-300
2 A319-100
16 A320-200
15 A321-200
5 A330-200
8 A340-300
5 B737-400
41 B737-800 + 1 B738 Sunexpress´den kiralanan ucak

3 A310-300 ucaginin bir tanesi daha Kargo ucagina dönüstürülecek, diger iki ise satilacak. Ayrica gecen günlerde filoya katilan ve Air Jamaica´dan alinan bir adet A340 haric bir tane daha A340 ve 2 A330 daha bekleniyor. Ayrica 2004 yilinda verilen ucaklar filoya katilmaya devam ediyor. Türkiyenin bayrak tasiyicisi, ic ve dis hat toplam 140 noktaya ucus düzenliyor ve 2007 yilinda toplam 20 Milyon yolcu tasimistir.

—————————————
Planda olan sirketler:

Turkuaz Airlines

Sirketin A320 tipi ucaklar ile ucuslarina Haziran 2008de baslamasi bekleniyor. Ucuslar Amsterdam´dan Türkiyenin cesitli noktalarina düzenlenecek.

——————–

Belirsiz veya inaktif olan sirketler:

Anka Airlines (eski World Focus Airlines)

Sirketin suan icin 2 MD-83 tipi ucagi mevcut. Kasim 2007de Atlasjet adina ucan ucagini kaybettikten sonra isim degisikligine giden sirket, Istanbul-Erbil ucuslari ile gündemde olmakla birlikte, ayrica Iran Havayolu sirketlerine ucak kiralamasi ilede gündeme geliyor. 9 tane MD-82/MD-83 tipi ucak getirecegi hakkinda bir haber cikmisti birkac ay önce Airporthaber´de, yalniz suan icin bunun hakkinda fazla birsey duyulmuyor.

Fly Airlines

Sirketin elinde alinan ucus lisansi, sirketin olan borclari ve ucaklarinin eski olmasi sirketi suan icin yerde olmaya sürükledi. SHGM tarafindan geri verilen ucus lisansi, sirkete umut verdi. Bu nedenle birkac ucagi suan icin bakima aldi. Dedikodulara göre ise Tarhan Airlines´inde elinden alinan lisansi yüzünden o sirketde bulunan iki MD-83 tipi ucagida filosuna katmayi düsünüyor. Ayrica B737 ve Airbus ucaklari icinde girisimlerde bulunmakta.

Tarhan Airlines

Sirketin suan icin ucus lisansi tamamen iptal edilmistir. Sirket hukuki yola basvurmustur. Elinde bulunan iki MD-83 icin belirsiklik sürüyor.

Golden Airlines

Sirketin ucus lisansi elinden alinmistir. Sebebi ise, elinde sadece bir B757-200 ucagi bulundurmasidir. Ucus düzenlemesi icin en ic hat icin 3, dis hat icin ise 5 ucagi olmasi gerekmektedir. Ucaklari getiremedigi ve verilen süre asildigi icin sirketin elinden lisans alinmistir. Elindeki B757-200 TC-GLA ucagi ise Atlasjet´e verilmistir.

ads
ads
ads
ads