Mesaj Öğesi Alman

SunExpress’in İstanbul motifleriyle süslediği uçak

SunExpress, “2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul”a çok özel bir armağan hazırladı.SunExpress’in, İstanbul’un tanıtımına katkıda bulunmak amacıyla ve Alman sanatçıların özgün tasarımlarıyla boyanan 737-800 uçağı, 27 Şubat 2010 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, şirketin İstanbul Sabiha Gökçen merkezli uçuşlarında kullanılacak. SunExpress çok sayıda ülkede yer alan farklı şehirlerdeki havaalanlarına iniş ve kalkış yapıyor. Herhangi bir havaalanında park, iniş ve kalkış halinde olan uçaklara baktığınızda birbirine benzer renkler gözlemlersiniz. “Boyama kitabı” tasarımı için seçilen turkuvaz ve kırmızı renkleri çok güçlü ve çarpıcı olduğu için dünyanın her yerinde dikkatleri üzerine ve tabii İstanbul’a çekecek. Bu nedenle, havacılık sektöründe bir ilk olan tematik , İstanbul’u, Avrupa’nın dört bir yanında yüz milyonlarca kişiye tanıtacak. ve Alman sanatçıların özgün tasarımlarıyla boyanan 737-800 uçağı, 27 Şubat 2010 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle, şirketin İstanbul Sabiha Gökçen merkezli uçuşlarında kullanılacak. İste o uçaktan görüntüler ; Devamını Oku…

Valiz kaybeden havayolu şirketleri

Avrupa Birliği Yüksek Mahkemesi kayıp valiz tazminatı konusunda bir tavan rakamı açıkladı. şirketlerinin mesul olduğu bagaj kayıplarında, bagaj sahibine valiz başı en fazla 1.100 Euro’ya kadar tazminat ödeyecek. AB MAHKEMESİ: şirketleri valiz başına 1.100 Euro’ya kadar mesul. Avrupa Birliği Yüksek Mahkemesi kayıp valiz tazminatı konusunda bir tavan rakamı açıkladı. şirketlerinin mesul olduğu bagaj kayıplarında, bagaj sahibine valiz başı en fazla 1.100 Euro’ya kadar tazminat ödeyecek.Alman ‘Hamburger Abendblatt’ gazetesinin haberine göre, Avrupa Birliği Üst Mahkemesi bu karara hukuk uzmanlarının hazırladığı rapor sonucu vardı.

Konuyu AB üst mahkemesine taşıyan olayda, bir İspanyol vatandaşının İspanya’dan Portekiz’in Porto kentine yaptığı seyahati esnasında valizinin kaybolmuştu. şirketini mahkemeye veren İspanyol vatandaşı, valizinde 2.700 Euro değerinde malzemenin bulunduğunu ispat etmişti. Ayrıca valizdeki manevi değer taşıyan malzemeler için ilave 500 Euro isteyen davacıya, bu karardan sonra en fazla 1.100 Euro ödenecek.

Lufthansa’nın strateji değişikliği

lufthansa

Avrupa’nın en büyük network Lufthansa, ekonomik resesyon sebebiyle düşen gelirleri yüzünden eski günlerini aramaya başladı. Alman için kısa hatlarda düşük maliyetli havayolları (DMH), uzun hatlarda ise Ortadoğulu havayollarının artan rekabetçi gücü karşısında bu durum daha da belirgin bir hal aldı. Gruba CEO yardımcısı olarak haziran ayında katılan Christoph Franz’ın ‘Aviation Week’ dergisine verdiği röportaj, ciddi değişimlerin habercisi olarak nitelendirilebilir.

Lufthansa grup CEO’su Wolfgang Mayrhuber, genelde DMH’nı fazla ciddiye almayan, klasik Lufthansa stratejisini devam ettiren bir yönetici olarak göze çarpıyor. Bu strateji yıllardır, daha çok ölçeğe, katıksız Alman disiplinine odaklı ve talebe kapasite artırarak cevap vermeye endeksli bir strateji olarak gözüküyordu. Diğer bir ifadeyle hiçbir zaman fiyatı ana silah olarak kullanıp talep yaratmak Lufthansa stratejisinin bir parçası olmadı. Ekonomik konjonktür ve artan rekabet Lufthansa’ya özellikle son birkaç çeyrektir kısa mesafeli uçuşlarda (1-4 saat) oldukça zor günler yaşatıyor. Franz’a göre Lufthansa’nın tekrar kısa mesafeli uçuşlarda rekabetçi olabilmesi için birim maliyetlerini en az yüzde 40 azaltma zorunluluğu var.

Öngörülen ekonomik daralmadan ötürü Lufthansa ‘Climb 2011′ isimli yeni bir maliyet azaltma programına başladı. Bu radikal programa göre maliyetlerin yıllık bazda 1 milyar Euro azaltılması öngörülüyor. Hatırlanacağı üzere Lufthansa DMH’lerle baş edebilmek için Germanwings isimli bir DMH kurulmasına öncü olmuştu. Germanwings şu anda kısa hatlarda Lufthansa’dan yüzde 60 daha az bir maliyetle uçuşlarını gerçekleştiriyor. Ancak bu bile Köln haricinde AirBerlin, Ryanair ve Easyjet’in pazara katılımını azaltamadı. Zira onların pazar payları sürekli artıyor.

Vizesiz seyahat dönemi vizesiz gidelebilecek ülkeler

havalimanı içiAB üyesi ülkelere ilişkin vize sorunlarını belirlemek için kurulan şikâyet hattına bir haftada 200 mesaj geldi. Belge çilesinden bıkan tatilcilerin yeni tercihi Tunus ve Suriye gibi vizesiz ülkeler. Cumhuriyeti pasaportu taşıyanların özellikle AB üyesi ülkelere ilişkin vize sorunlarını belirlemek amacıyla Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) ve European Citizen Action Service (ECAS) işbirliğinde kurulan Vize Şikâyet Hattı’na yağmur gibi mesaj yağıyor. Geçen hafta salı günü çalışma olarak hizmet vermeye başlayan Vize Şikâyet Hattı’na İstanbul ve Ankara’dan gelen mesajlar bir haftada 200′ü aştı.

Vize Şikâyet Hattı’na gelen şikâyetlerin yüzde 60′ı Alman Konsolosluğu ile ilgili olurken, onu Fransa, İngiltere, Belçika ve Avusturya konsoloslukları izledi. En çok şikâyet edilen konuların başında uzun evrak listesine rağmen sadece 3 gün kadar kısa süreli vize verilmesine geldi. Vize alırken istenen teminatlar arasında kredi kartı ekstresi ya da imza sirküleri gibi ticari sır ve özel olan bilgilerin yer alması da şikâyet konuları arasında başı çekti. AB elçilikleri Türklere vize çilesi çektirirken, Suriye’nin ardından Libya’da ile aralarındaki vize uygulamasını karşılıklı olarak kaldırdı. Böylece vatandaşlarının taşıdıkları pasaportun türü ne olursa olsun vize almadan gidebildikleri ülke sayısı 54′e çıktı. Ek maliyet ve zaman kaybı da hesaba katılınca özellikle kısa turistik tatiller için vizesiz seyahat yapmayı tercih eden tatilcilerin yeni gözdesi de Fas, Bosna Hersek, Hırvatistan, Tunus ve Suriye gibi ülkeler oldu. ‘ye olan yakınlıkları ile hafta sonu için tatil alternatifi olarak tercih edilen bu ülkeler dışında Japonya, Hong Kong, Bahamalar, Güney Kore, Brezilya da tercihler arasında yer alıyor. Devamını Oku…