26
Hava Kargo Tehlikeli Maddeler Eğitimi
Tagged Under : Hava yolu şirketleri, ıata, madde, tehlikeli
->
AKREDİTASYON NEDİR ?
Akredite; yetki verilmiş, resmen tanınmış , kabul edilmiş anlamına gelir. Belirli bir hizmet standardı ve sistem bütünlüğü oluşturmak için, belli kriterleri sağlayan kurumlara; bağımsız, tarafsız ve bilirkişi niteliğindeki başka bir kurum tarafından akreditasyon verilmesi ile, verilen kurum akredite edilmiş olur. Bir ürünün yada hizmetin, piyasanın talep ettiği şartlara, standartlara, yönetmeliklere uygunluğunu göstermek üzere o ürün veya hizmet için yapılan deney, analiz, muayene ve belgelendirme işlemlerini yapan kuruluşların (Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları) resmi bir otorite tarafından uluslararası kriterlere göre denetlenerek teknik ve idari yeterliliklerinin onaylanması ve belli aralıklarla denetlenmesi işlemidir.
DGR EĞİTİMLERİNİ SADECE SHGM’NİN ( SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ) ONAYLAMASI YETERLİ MİDİR ?
Toplamda 12 eğitim kategorisi bulunmakla beraber, aşağıdaki kategori eğitimleri Türkiye de bir çok firma tarafından alınmakla zorunlu olan eğitimleri kategorize etmektedir.
Kategori -1, Tehlikeli Madde Göndericileri,
Kategori-2, Tehlikeli Maddeler Paketleyici Firmalar
Kategori-3, Hava Kargo Acentaları,
Kategori-6, Havayolları Kargo ve DGR Kabul Personeli
Kategori-10, Havayolları Pilotları, Yükleme Uzmanları, Uçuş Harekat Koordinatörleri, Yer Harekat Koordinatörleri, ve üst yöneticileri
Kategori-11, Uçucu Kabin Memurları,
Kategori-12, Güvenlik Personeli
Her ne kadar SHGM tarafından bir Havayolu içerisindeki DGR hizmet içi eğitimleri yasal statüde onaylanmış olsa da ne yazıkki IATA nezdinde bu eğitim yasal değildir. IATA bu eğitimleri ( Hizmetiçi veya ticari bünyede ) verecek tüm şirketlerden Kategori-6 için kendisinden yetki almış olmasını istemektedir. Yani Türkiye de hizmet veren tüm havayolu, handling v.b kuruluşların IATA dan Kategori-6 standartlarında akreditasyon almaları şarttır.
Bu anlamda incelendiğinde Türkiye de hiçbir havayolu şirketi bu statükoya ne yazık ki girmemektedir. SHGM’nin ise bir anlamda bu şirketlere hizmetiçi eğitim yetkisi vermesi de ayrıca kabullenemez bir durumdur. BU DURUMDA HİZMET İÇİ OLARAK ALINMIŞ TÜM DGR SERTİFİKALARI ULUSLAR ARASI HUKUK KURALLARINA GÖRE TÜRKİYE HARİCİNDEKİ HİÇ BİR ÜLKEDE GEÇERLİLİĞE SAHİP DEĞİLDİR.
Örnek olarak vermek gerekirse Türk Hava Yollarının DGR eğitimlerini artık bir çok uluslar arası nitelikte işbirliği ile çalışan hava kargo acentaları ve yurt dışı şirketler tanımamaktadır. ( Ne sertifikalarını, ne de programları nı tanımaktadırlar.)
Kategori – 6 eğitimlerinde IATA’nın akreditasyonunun alınmadan sadece Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden yetki alıp dışarıya eğitim satılması hukuken yasal değildir. Ne yazıkki bu kisve altında bir çok havayolu kuruluşu bu eğitimleri böyle bir anlayışla vermektedirler. Bu anlayışın yasallığı Öğretmenin IATA Akrediteli Öğretmen olması esasına dayansa da yanlıştır. Kurum akredite şartlarını yerine getirmemişse eğer ne yazıkki hizmet içi eğitim dahi veremez. Eğitimi asla dışarıya da satamaz.
Eğer Kurum/Kuruluş kendini Kategori-6’da akredite etmişse, bu durumda da dışarı kanatta sadece yabancı havayollarının kargo kabülünden sorumlu olan personeline eğitim satabilecek ve kendi içinde de personeline hizmet içi eğitim standartlarını kategori-6’nın ders planlarına göre vermekle mükelleftir.
Türkiye de bu eğitimlerin verilişinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüzün de yaptığı bariz bir hata mevcuttur. Hata, akredite belgeli olmayan kurum ve kuruluşlara bu eğitimin yetkisinin verilmesidir.
Yasal bir otorite olan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüzün bunun önüne kesinlikle geçmesi ve akrediteli olmayan kuruluşların eğitim sertifikalarının geçersiz olduğunu tanımaya başlaması kaçınılmazdır. ICAO, IATA, JAA ve FAA kanadında bir çok ülke akrediteli olmayan kurum ve kuruluşlardan alınmış belgeleri denetimlerinde asla kabul etmemekle beraber yasal yaptırımlar uygulamakta, uçuşları durdurmakta ve çok yüksek para cezaları vermektedirler. Hatta A.B.D lerinde, ardı adına kuralları çiğneyen şirketleri FAA, Federal Havacılık Dairesi, gözünün yaşına bakmadan kapatmaktadır.
Sonuç olarak bakıldığında, Şikago Konvansiyonunun etik ve ahlaki kurallarının Türkiye de tam olarak uygulanmadığını açık yüreklilikle söylemek yerinde olacaktır. Tehlikeli Maddeler Eğitimlerinin tek bir standardizasyon da olması, acilen SHT-18 talimatının SHY-18 dönüştürülmesi ve günün gereklerine göre revize edilmesi, Tehlikeli Maddeler Havayolu Taşınmasında kullanılan UN onaylı Paketlerin niteliklerinin, nerelerde üretildiğinin, nasıl satıldığının, ne gibi kurallarla gönderiye hazır hale getirildiğinin incelenmesi, ve kurallara uymayan şirketlere cezai müeyyide uygulanması “Eğitimde Eşitlik” ve “Önce Emniyet” prensibine en uygun olacak bir hareket tarzıdır. Haksız kazanç sağlamak ve bunu meşrulaştırmak görevi eğitimde çok büyük bir kan kaybıdır ve ileride önüne geçilmeyecek, telafisi mümkün olmayacak olaylara – kazalara davetiye çıkarmaktır, hele ki böylesi hassas bir konuda.
Önce Emniyet.






