Alçak Uçuş: Aman Dikkat

Tagged Under : , , , , , ,

Tatile başladığımdan bu yana sıcaklardan ve evde klima karşısında pineklemekten biraz kurtulabilmek için her fırsatta soluğu validenin Tekirdağ’daki yazlığında alıyoruz ailece. Tabiki bu yaşantının en güzel yanıda açık havada sabah kahvaltıları oluyor.

Geçtiğimiz Cuma günü yani ayın 11’de yine aileyle sabah kahvaltısı yaparken (10.45’de) kulak aşinalığım  olan bir pistonlu motor sesi duyunca hemen gözlerim bu sesin sahibini aradı. Denize doğru biraz daha dikkatli bakınca bir C-172’nin bizim yemek masının bulunduğu verandayla aynı hizada uçtuğunu gördüm. Bizim ev bir büyük kayanın üzerinde olduğu için balkon herhalde deniz seviyesinden 10-15 feet yüksektedir ve uçak daha alçaktaydı. Bu son bir kaç yıldır Marmara sahillerinde sıkça rastlanır bir durum haline geldi. Geçen senede bayağı yaşanan bu hadiseyi hemen dile getirmek istedim belki yetkililer bir önlem alır diye.

Bugün dünyada havacılık fuarlarında bile halka açık alanların üzerinde alçak uçuş yasaklanmış durumda. Bu işlerde biraz mürekkep yutmuş bir havacılık okulu yöneticisi olarak bu ilk yaşadığım alçak uçuş sevdalısı pilot değil tabiki. Anadolu Üniversitesindeykende bunu deneyen ve büyük bir şans eseri Bilecik-Söğüt’te tele takılıp teli kopartan ve de böylece bugün Tanrı’nın bir lütfu olarak aramızda olan öğrencim oldu, kulüplerde lisanslı pilot olarak uçarkende tele takılıp kabotaj olup jandarmaya yakalanmamak için uçağı öğrencisiyle bırakıp kaçan hocalar gördüm, yıllar önce sahilde güneşlenirken plajcıları seyretmek uğruna alçak uçuşda skid’i kaptırıp cup diye suya dalan helikopterlere de şahit oldum.

Şimdi bunları niye yazıyorum? Bende özel pilot lisansı peşinde koşarken bayılırdım hocalarımdan biri bana akrobasi yapsın veya alçak uçuş göstersin diye. Bir askeri muharip jet pilotunun oğlu olarak hayatım bu tip uçuşların hikayesini dinlemekle geçti durdu. Ancak yaş ilerleyip bu işlerde o gençlerin sorumluluklarını almaya başlayınca bizim askeri pilot işinde değil ticari pilot sektöründe olduğumuzu daha iyi kavrayabildim. Birde tabiki eğer akrobasi veya kural dışı uçuş arzusu tüm yönetmelikleri çiğneyecek hale geldiyse kişinin bunu başkalarının hayatını tehlikeye atmadan, akrobasiye sertifiye edilmiş bir uçakta yetkili bir öğretmen eşliğinde eğitim aldıktan sonra Anadolu’nun veya Trakya’nın engin, boş tarlalarının üzerinde yapmasının daha uygun olacağını düşünüyorum.

Şimdi sözüm o gün 5-10 metreki daha fazla değildi, yerle bir geçen C-172 pilotuna, o pilotun bağlı olduğu ucuş klübü veya okuluna ve de tabiki sivil havacilik otoritesine. Kişi eğer yanında öğretmenle bu işi yaptıysa hemen o öğretmenini değiştirsin. Çünkü pilotlukta cin olmadan şeytan çarpmanın faturası uzun yıllar sürecek sağlıklı bir uçuş kariyeri yerine üzerinde o gencecik yaşın nasıl yok olduğunu anlatan bir mısranın yer aldığı mezarlıkta bir taş parçası olabilir.

Eğer bu işi öğretmensiz tek başınayken yaptıysa gerçekten bu işi yapmak istiyormu bir daha düşünsün çünkü havacılık ve pilotluk ister ticari ister amatör yapılsın kural ve talimatlara yüzde yüz bağlılık gerektirir. Bunun bilincinde olmayan biri hiç bu işlere girmesin ve ne kendi ne de alçak uçuş yaptığı sahildeki plajlarda denize giren evlerinde oturan insanların hayatını tehlikeye atsın.

Eğer ortada bir klüp ve uçuş okulu varsa derhal kendi envanterlerinde uçan uçakların pilotlarına ve öğretmenlerine bir uçuş emniyeti semineri düzenlesinlerki ileride gazetelerin birinci sayfasına facia resimleriyle birlikte haber olmasinlar.

Hava trafikçi arkadaşlar vede SHGM yetkilileride belki bu sefer olmasada bundan sonra söz konusu kuraldışı uygulamaların uçuş emniyeti ihlali olup ciddi şekilde değerlendirilerek cezai işlem uygulanacağını bir kere daha Türkiye’deki sivil uçuculara ve bağlı organizasyonlara tekrar tekrar bildirsinler.

Ucağı azami performans sınırlarında uçurmak, alçak uçuş yapmak gibi eylemler eğitimli akrobasi pilotlarının hobisi ve tabiki Silahlı Kuvvetlerin güzide pilotlarının görevidir. Bu insanlar bu eylemleri en iyi derecede eğitimini aldıktan sonra bilinçli olarak yaparlar ve toplumun hayatını tehlikeye atacak her türlü kural dışı uygulamadan kaçınırlar.  Herşeyden önce emniyet, emniyet, emniyet, eğitim, eğitim, eğitim, disiplin, disiplin, disiplin. Bugüne kadar görev yaptıgım iki ve ders verdiğim veya danışmanlık yaptığım beş havacılık üniversitesinden mezun yüzlerce profesyonel pilot öğrencim var. Onların iş disiplini, uçuş emniyetine verdikleri önem ve havacılık eğitimlerindeki standartlara olan bağlılıkları ile her zaman gurur duymuşumdur. Onlardan da ricam çevrelerinde bu işe yeni başlayanlara pilotluğun nasıl bir meslek ve de ne kadar hata kaldırmaz bir yapısı olduğunu tekrar tekrar anlatmalarıdır.

Dr. Korhan Oyman

College of Aeronautics

Florida Institute of Technology

Alitalia iflasa doğru sürükleniyor.

Tagged Under : , , , , , , ,

 

 

 

 

 

 

Veresiye yakıt bulamayan İtalyan havayolu sendikalarla hükümetin görüşmelerinin düğümlenmesiyle 34 uçağını yere indirdi. 130 pilot ücretsiz izne gönderildi. Acenteler, Alitalia ile uçmak isteyen yolcuları uyarıyor: “Yarın ortada kalabilirsiniz. ile sendikaların karşılıklı diretmesi Avrupa’nın gözde havayolu şirketlerinden İtalyan Alitalia’yi iflasa doğru hızla sürüklüyor. Yaklaşık 10 gündür Roma’daki Başbakanlık Sarayında süren müzakerelerde özellikle pilotların sendikalarının diretmesi ile giderek anlaşmalardan uzaklaşması günde 1 milyon 200 bin Euro zarar eden şirketi bataklığa itiyor.HÜKÜMET Uçaklar kalkmıyor

Başbakan Silvio Berusconi’nin hükümet adına arabuluculuk yaptığı görüşmelerde Alitalia’nın küçültülmeye gidilmesini sağlayacak Kargo bölümünün kapatılması ayrıca 3.250 çalışanın görevine son verilmesi isteği sendikalarca geri çevrildi. Alitalia’nın kurtulması için hükümetçe olağanüstü komiser olarak atanan Augusto Fantozzi önceki akşam yaptığı açıklamada “Veresiye yakıt bulamıyoruz. Petrol şirketleri ancak nakit para karşılığı uçaklara yakıt veriyor. Durum çok ciddi ve acil” dedikten sonra 34 uçağın kalkmamak üzere yere indirildiğini açıkladı. Bir çok sefer son anda iptal edilirken yolcular başka anlaşmaları havayollarına yönlendirildi. Bu arada 130 pilot ücretsiz izine çıkartıldı. Alitalia’nın yabancılara satılmasını istemeyen Başbakan Silvio Berlusconi 15 iş adamı ve bankadan bulduğu 15 Milyar Euro taze para ile Alitalia’nın kurtulması için ön ayak olmuştu. Ne var ki koşullarda kargo bölümünün kapatılması, 1.000’i pilot 5.500 çalışanın işine son verilmesi, maaşların yüzde 25 eksiltilmesi, filoda ki eski MD 80 uçaklarının tasfiyesi koşulu bulunuyordu. Dokuz ayrı sendika kendi deyimleri ile bu dayatmaya sonuna kadar direneceklerini bildirerek birkaç kez müzakere mamasından kalkmışlardı. Kasası tam takır olan Alitalia önceki gün Milano Malpensa Havalimanı’nda uçaklarına yakıt alamadı. Hükümetin kefil olması ile uçaklara kısıtlı yakıt verilebildi. Öte yandan uluslararası turizm acenteleri yolcularını uyararak Alitalia bileti almalarını önerdi. “Yarın ortada kalabilirisiniz” mesajı veren acenteler Alitalia’nın bugün anlaşma sağlanmaması halinde iflasını isteyebileceğini öne sürüyorlar.

Berlusconi’ye dokunur

Öte yandan Alitalia’nın çöküşünün, iş çevresini ve bağlantılarını kullanarak iflasın eşiğine gelen havayolu şirketine İtalyan bir alıcı bulacağını seçmenlerine vadeden Berlusconi’nin de elinde patlayacak bir bomba olacağı söyleniyor.

İşletme lisansı da riske girdi

İTALYA Başbakanı Silvio Berusconi’nin cumartesi gecesi geç saatlere kadar devam eden görüşmesinde sendikalar ve Alitalia’nın kárlı kısmını almak konusunda hem fikir olan İtalyan yatırım konsorsiyumu arasında bir anlaşmaya varılamaması da Alitalia’nın iflasını hızlandıracağı izlenimi verdi. İtalyan basını havayolu şirketinin içinde bulunduğu duruma geniş yer verirken La Repubblica gazetesi ’Alitalia: son çağrı’ başlığını attı. Öte yandan sivil havacılık otoriteleri, yakıt almmakta bile güçlük çeken Alitalia’nın işmetme lisansının risk altında olduğuna dikkat çekiyor. İflas etmesi halinde Alitalia’nın 22 bin çalışanının işini kaybedeceğine dikkat çeken sendikacılar, hálá manevra alanı bulunduğunu söylüyorlar.

Hava Kargo Tehlikeli Maddeler Eğitimi

Tagged Under : , , ,

AKREDİTASYON NEDİR ?
Akredite; yetki verilmiş, resmen tanınmış , kabul edilmiş anlamına gelir. Belirli bir hizmet standardı ve sistem bütünlüğü oluşturmak için, belli kriterleri sağlayan kurumlara; bağımsız, tarafsız ve bilirkişi niteliğindeki başka bir kurum tarafından akreditasyon verilmesi ile, verilen kurum akredite edilmiş olur. Bir ürünün yada hizmetin, piyasanın talep ettiği şartlara, standartlara, yönetmeliklere uygunluğunu göstermek üzere o ürün veya hizmet için yapılan deney, analiz, muayene ve belgelendirme işlemlerini yapan kuruluşların (Uygunluk Değerlendirme Kuruluşları) resmi bir otorite tarafından uluslararası kriterlere göre denetlenerek teknik ve idari yeterliliklerinin onaylanması ve belli aralıklarla denetlenmesi işlemidir.
DGR EĞİTİMLERİNİ SADECE SHGM’NİN ( SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ) ONAYLAMASI YETERLİ MİDİR ?
Toplamda 12 eğitim kategorisi bulunmakla beraber, aşağıdaki kategori eğitimleri Türkiye de bir çok firma tarafından alınmakla zorunlu olan eğitimleri kategorize etmektedir.
Kategori -1, Tehlikeli Madde Göndericileri,
Kategori-2, Tehlikeli Maddeler Paketleyici Firmalar
Kategori-3, Hava Kargo Acentaları,
Kategori-6, Havayolları Kargo ve DGR Kabul Personeli
Kategori-10, Havayolları Pilotları, Yükleme Uzmanları, Uçuş Harekat Koordinatörleri, Yer Harekat Koordinatörleri, ve üst yöneticileri
Kategori-11, Uçucu Kabin Memurları,
Kategori-12, Güvenlik Personeli
Her ne kadar SHGM tarafından bir Havayolu içerisindeki DGR hizmet içi eğitimleri yasal statüde onaylanmış olsa da ne yazıkki IATA nezdinde bu eğitim yasal değildir. IATA bu eğitimleri ( Hizmetiçi veya ticari bünyede ) verecek tüm şirketlerden Kategori-6 için kendisinden yetki almış olmasını istemektedir. Yani Türkiye de hizmet veren tüm havayolu, handling v.b kuruluşların IATA dan Kategori-6 standartlarında akreditasyon almaları şarttır.
Bu anlamda incelendiğinde Türkiye de hiçbir havayolu şirketi bu statükoya ne yazık ki girmemektedir. SHGM’nin ise bir anlamda bu şirketlere hizmetiçi eğitim yetkisi vermesi de ayrıca kabullenemez bir durumdur. BU DURUMDA HİZMET İÇİ OLARAK ALINMIŞ TÜM DGR SERTİFİKALARI ULUSLAR ARASI HUKUK KURALLARINA GÖRE TÜRKİYE HARİCİNDEKİ HİÇ BİR ÜLKEDE GEÇERLİLİĞE SAHİP DEĞİLDİR.

Örnek olarak vermek gerekirse Türk Hava Yollarının DGR eğitimlerini artık bir çok uluslar arası nitelikte işbirliği ile çalışan hava kargo acentaları ve yurt dışı şirketler tanımamaktadır. ( Ne sertifikalarını, ne de programları nı tanımaktadırlar.)

Kategori – 6 eğitimlerinde IATA’nın akreditasyonunun alınmadan sadece Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden yetki alıp dışarıya eğitim satılması hukuken yasal değildir. Ne yazıkki bu kisve altında bir çok havayolu kuruluşu bu eğitimleri böyle bir anlayışla vermektedirler. Bu anlayışın yasallığı Öğretmenin IATA Akrediteli Öğretmen olması esasına dayansa da yanlıştır. Kurum akredite şartlarını yerine getirmemişse eğer ne yazıkki hizmet içi eğitim dahi veremez. Eğitimi asla dışarıya da satamaz.

Eğer Kurum/Kuruluş kendini Kategori-6’da akredite etmişse, bu durumda da dışarı kanatta sadece yabancı havayollarının kargo kabülünden sorumlu olan personeline eğitim satabilecek ve kendi içinde de personeline hizmet içi eğitim standartlarını kategori-6’nın ders planlarına göre vermekle mükelleftir.

Türkiye de bu eğitimlerin verilişinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüzün de yaptığı bariz bir hata mevcuttur. Hata, akredite belgeli olmayan kurum ve kuruluşlara bu eğitimin yetkisinin verilmesidir.

Yasal bir otorite olan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüzün bunun önüne kesinlikle geçmesi ve akrediteli olmayan kuruluşların eğitim sertifikalarının geçersiz olduğunu tanımaya başlaması kaçınılmazdır. ICAO, IATA, JAA ve FAA kanadında bir çok ülke akrediteli olmayan kurum ve kuruluşlardan alınmış belgeleri denetimlerinde asla kabul etmemekle beraber yasal yaptırımlar uygulamakta, uçuşları durdurmakta ve çok yüksek para cezaları vermektedirler. Hatta A.B.D lerinde, ardı adına kuralları çiğneyen şirketleri FAA, Federal Havacılık Dairesi, gözünün yaşına bakmadan kapatmaktadır.

Sonuç olarak bakıldığında, Şikago Konvansiyonunun etik ve ahlaki kurallarının Türkiye de tam olarak uygulanmadığını açık yüreklilikle söylemek yerinde olacaktır. Tehlikeli Maddeler Eğitimlerinin tek bir standardizasyon da olması, acilen SHT-18 talimatının SHY-18 dönüştürülmesi ve günün gereklerine göre revize edilmesi, Tehlikeli Maddeler Havayolu Taşınmasında kullanılan UN onaylı Paketlerin niteliklerinin, nerelerde üretildiğinin, nasıl satıldığının, ne gibi kurallarla gönderiye hazır hale getirildiğinin incelenmesi, ve kurallara uymayan şirketlere cezai müeyyide uygulanması “Eğitimde Eşitlik” ve “Önce Emniyet” prensibine en uygun olacak bir hareket tarzıdır. Haksız kazanç sağlamak ve bunu meşrulaştırmak görevi eğitimde çok büyük bir kan kaybıdır ve ileride önüne geçilmeyecek, telafisi mümkün olmayacak olaylara – kazalara davetiye çıkarmaktır, hele ki böylesi hassas bir konuda.

Önce Emniyet.

Hava Kargo bilgileri

Tagged Under : , , ,

Kargo otomasyon sistemi sayesinde sizinle alıcınız, acenteler ve havayolları arasında mükemmel iletişim kurulur. Böylece, doğru bilgiler doğru yerlere anında aktarılır.

Hava kargo size her türlü ihtiyacınızı karşılayacak hizmetler sunuyor. Tekstil ürünleri, çiçek, canlı hayvan, deri, yaş sebze, meyve, yedek parça, makine aksamı, değerli eşya… İthalat ya da ihracatını yaptığınız mal ne olursa olsun, siz sadece gönderinizi teslim edin ve teslim alın gerisini hava kargoya bırakın;

Nereye olursa olsun, Hava Kargo’nin güvenli kargo hizmeti, malınızı yerine geciktirmeden ulaştırmayı garanti eder, böylelikle gönderiniz doğru zamanda doğru yere ulaşır.

Yolcu uçaklarımızla iç hatlarda, kargo teşkilatımızın bulunduğu beş nokta ile birlikte toplam otuz iki noktaya hizmet veriyor. Dış hatlarda ise Avrupa’da altmış iki noktaya, Amerika’da iki noktaya, Afrika’da on noktaya, Ortadoğu’da on altı noktaya, Orta Asya ve Uzakdoğu’da toplam on yedi noktaya kargo taşınıyor. Son varış noktasına kadar olan tüm bağlantıları kara ya da havayoluyla sağlayarak…

AİR CARGO otuz altı ton kapasiteli A310-304F kargo uçakları ile İstanbul’dan, her hafta beş gün Maastricht (Hollanda), dört gün Frankfurt, üç gün Gatwick (Londra), üç gün Charles de Gaulle (Paris), üç gün Tel Aviv, iki gün Köln, birer gün de Zürih, Milano, Almaata, Tiflis, Cezayir, Dubai ve Delhi’ye tarifeli seferler yapmaktadır.

Hizmet Noktalarımızdan Bazıları

İç hatlar:
Adana, Ankara, Antalya, İstanbul, İzmir (Gümrüklü Havalimanları), Ağrı, Adıyaman, Batman, Bodrum, Bursa, Dalaman, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kars, Kayseri, Konya, Malatya, Mardin, Muş, Nevşehir, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Trabzon, Van (Yirmi yedi adet Gümrüksüz Yurt içi Havalimanı).

Amerika:
New York, Şikago

Avrupa:
Amsterdam, Atina, Bakü, Barselona, Basel, Batum, Belgrad, Berlin, Budapeşte, Bükreş, Brüksel, Cenevre, Dneprepetrovsk, Donetsk, Dublin, Düsseldorf, Ekaterinburg, Ercan, Frankfurt, Hamburg, Hannover, Helsinki, Kazan, Kiev, Kişinev, Kopenhag, Köln, Lizbon, Londra, Ljubljana, Lyon, Madrid, Manchester, Milano, Minsk, Moskova, Münih, Nice, Nürnberg, Odessa, Oslo, Paris, Prag, Priştina, Riga, Roma, Rostov, Saraybosna, Simferopol, Sofya, Stokholm, Strasburg, Stuttgart, St. Petersburg, Tiflis, Tiran, Üsküp, Venedik, Viyana, Zagreb, Zürih, Varşova.

Afrika:
Kahire, Tunus, Cezayir, Tripoli, Casablanca, Addis Ababa, Hartum, Lagos, Johannesburg, Capetown.

Ortadoğu:
Amman, Abu Dhabi, Bahreyn, Beyrut, Cidde, Doha, Dubai, Kuveyt, Muscat, Riyad, Medine, Sanaa, Şam, Tahran, Tebriz, Tel-Aviv.

Uzakdoğu:
Alma Ata, Astana, Aşkabat, Bangkok, Bişkek, Bombay, Duşanbe, Hong Kong, Karaçi, Osaka, Pekin, Seul, Singapur, Şanghay, Taşkent, Tokyo, Yeni Delhi.

Uyarılar

  • Taze balık için buz torbaları ve buz kütleleri kullanılarak paketleme yapılır.
  • Sebze ve meyve için üzeri delikli tahta kutular ve sepet kullanılmalıdır.
  • Göndereceğiniz konfeksiyon ve tekstil ürünlerini koyduğunuz kutuları bant ve çember ile takviye etmelisiniz.
  • Kargonuz et ise, tülbentle sarmaya ve kan sızdırmayacak şekilde ambalajlamaya lütfen özen gösteriniz.
  • Kargonuz canlı hayvansa, sizden beklediklerimiz biraz daha fazla. Öncelikle çıkış noktasından varış noktasına dek rezervasyon konfirmasyonu almalısınız.
  • ‘Shipper’s Certificate For Live Animals’, sağlık sertifikası ve ithalat-ihracat izni, tamamlamanızı beklediğimiz resmi belgeler. Böcekler, kuşlar, balıklar, kabuklu su ürünleri ve çiftlik hayvanları ödemeli kabul edilmez. Ücrete esas teşkil eden ağırlık içine hayvanın kendisi, varsa yiyeceği, oyuncağı ilave edilir. Yolcu uçaklarımızın gövde altındaki kompartımanlarında da canlı hayvan taşınabilmektedir. Bu konuda IATA kurallarına aynen uyduğumuzu hatırlatalım.
  • Değerli eşyalardan oluşan kargonuza ait işlemlerin gizlilik içinde yürüyeceğinden şüpheniz olmasın. Bu tür kargolarınızın varış noktasına hafta sonu ya da tatil günlerinde gönderilmemesine özellikle dikkat edilir. Kayıp, eksilmiş, çalınmış değerli kargolar hakkında, derhal çıkış istasyonu ve merkeze bildirerek yerel kanunların gerektirdiği işlemlerin yapılması tarafımızdan sağlanır. Uçakla yapılacak değerli kargo nakliyatının kısmen yer nakliyatına çevrilmesi mümkün değildir.

AtlasJet Budapeştre’ye iniş similasyonu

Tagged Under : , , , , , , ,

.
ads
ads
ads
ads